16 05 2007

Tarihte büyük heykeller

Tarihte büyük heykeller
 

Dünyadaki en büyük heykeller ve heykeltraşlar 3.boyutta gerek sanat tarihinde gerekse yaşamımızda önemli bir yer tutmuştur.

1. Donatello (1386? - 1466)
Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

St. George (Orjinal mermer heykelin bronz kopyası)(Photo : Jastrow [wiki])

Image Hosted by ImageShack.us Rönesansın erkan dönemlerinin en büyük heykeltarşlarından birisi  Donatello [wiki] dur.Florans ta doğan Donatello öncelikle İtalya'da meşhur olmuştur.  Donatello bronz,taş,ahşap,ve terracotta malzemeler konusunda ustalaşmıştı.Sanat hayatı boyunca Donatello, kuşağının en büyük heykeltıraşlarını (özellikle Michelangelo'yu) etkileyen çok sayıda ve mükemmel eserler verdi. Aynı ustalıkla mermeri de, bronzu da, tahtayı da işlemeyi başardı.

İlk heykelleri henüz idealist görüşü yansıtır: zarafet ve incelik dolu, gotik sanatın geleneklerini sürdürür (Floransa Katedrali için mermer den yaptığı Davut ve Orsanmichele Kilisesi'ndeki Vaftizci aziz Yahya).

Daha sonra, gerçek bir yaşam izlenimi vermeğe çalışarak, geleneksel formüllerle bağlantısını kopardı ve Peygamberler serisiyle, güçlü bir gerçekçilik taşıyan portrelerine başladı.

Roma'ya yaptığı bir yolculuk sırasında Donatello, yeniden İlkçağ sanatını keşfetti. Dönüşünde, Floransa Katedrali'ndeki La Cantoria (Koro Kürsüsü) [neşe içinde oynayan çocuklar dizisi] ile ayakta ve çıplak, doğal büyüklükte bronz Davut heykelini yaptı.

Son eserlerinde dokunaklı bir karakter ve büyük bir dramatik yoğunluk göze çarpar. Floransa Vaftiz Kilisesi'ndeki, tahtadan Maria Magdalena heykeli bu özellikleri taşır.

2. Michelangelo (1475 - 1564)

Image Hosted by ImageShack.us


Michelangelo David

 

Image Hosted by ImageShack.us


Michelangelo Pietà

Image Hosted by ImageShack.usMichelangelo, 1475 yılında Arezzo yakınlarında Caprese’de doğar. Ailesi, o daha bir aylıkken Floransa’ya taşınır. Annesi, kendisi altı yaşındayken ölen Michelangelo, 13 yaşına geldiğinde Floransa’da fresk ressamı Domenico Ghirlandaio’nun yanına öğrenci olarak verilir. Bertoldo di Giovanni’nin zamanında, Medici ailesine ait olan San Marko bahçesinde çalışan genç Michelangelo, bu arada Lorenzo de’ Medici ile tanışır.

Michelangelo, heykeltıraştaki rüştünü kanıtladığı ilk ve en ünlü eseri olan çocuk kral David’in heykelini yaptığında henüz 26 yaşındadır. Beş buçuk metrelik bir mermer kütleden çıkaracağı eser için genç dâhi, mermer bloğun yanına bir baraka inşa ederek, yardımcısız bir şekilde, çoğu zaman geceli gündüzlü çalışarak Rönesans sanatının harikalarından biri olarak kabul edilen David’i yaratır.

1505 yılında Papa 2. Julius tarafından kendisine, en önemli başarılarından biri olacak Vatikan’ın yanındaki Sistine Kilisesi’nin tavan resimlerinin yapılması işi verilir. 3 yıl sonra başlayacağı bu görevi sanatçı, 520 metrekarelik bir alanda yaklaşık dört yıllık bir çalışmanın ürünü olarak bitirir. Ortasının da, her biri Adem, Havva ve Nuh Tufanıyla ilgili İncil’in eski Ahdi’nden alınma öykülerden esinlenerek yapılan resimlerin bulunduğu dokuz pano bulunan freskin yan unsurları da mitolojik figürlerle bezelidir. Özellikle “Ademin Yaratılışı” ismindeki sahne batı resim sanatının en canlı tasvirlerinden biri kabul edilir.

 

3. Gian Lorenzo Bernini (1598 - 1680)

 

 

Image Hosted by ImageShack.us


Bernini  Apollo ve Daphne

 

Image Hosted by ImageShack.us


Bernini  Rape of Proserpina

 

Image Hosted by ImageShack.us


Bernini  David

Image Hosted by ImageShack.us Barok çağın en ünlü heykelcisi Bernini [wiki]dir. Roma meydanlarını süsleyen çeşmelerinde hareketli figür gruplarını etkili biçimde düzenlemekte üstüne yoktur. Ama yalnız çeşme yapımında değil, kiliselerin mihrap kompozisyonlarında olduğu gibi, tek ve ikili heykel yapımında da başarılı bir ustaydı. Sanatçı Roma’daki Santa Maria della Vittoria Kilisesi’nin mihrap nişinde yer alan ünlü kompozisyonunda Azize Theresa’nın dinsel duygular içinde kendinden geçişi konusunu işlemiştir. Azize ve melek figürleri bulutlar üzerinde durmaktadırlar. Melek elindeki oku azizenin göğsüne saplamak üzereyken yukarıdan üzerlerine tanrısal ışık demeti bir altın yağmuru gibi dökülmektedir. Burada tanrısal bir aşkın, azizenin Tanrı ile bütünleştiği mutlu anın o zamana kadar görülmedik canlı ve etkileyici bir sahne halinde verilişine tanık olunur. Zengin giysi kıvrımları göz alıcı bir dekor oluşturur ama bu ayrıntılar, figürlerin yüzlerindeki çarpıcı ifadenin ön plana geçmesine engel değildir.

4. Auguste Rodin (1840 - 1917)

Image Hosted by ImageShack.us


Rodin Düşünen adam, orjinal bronz Müze Rodin -Paris

 

Image Hosted by ImageShack.us


Rodin  Cehennemin kapısı,  Müze Rodin - Philadelphia, Pennsylvania

 

Image Hosted by ImageShack.us


Rodin Yürüyen adam (Photo: David. Monniaux [wiki])

 

Image Hosted by ImageShack.us Modern çağın en önemli öncüleri arasında sayabileceğimiz bir sanatçı...

Phidias ve Michelangelo'yla birlikte heykel sanatının gelmiş geçmiş en büyük üç ustasından biri... Düşünen adam, Öpüşme, Cehennemin kapısı, Balzac gibi yapıtlarıyla insanlığın belleğinde hiç silinmemecesine yer etmiş bir yaratıcı... Yapıtlarıyla olduğu kadar düşünceleriyle, kavgalarıyla, ünlü aşkları ve çalkantılı yaşamıyla bir çağa damgasını vurmuş büyük deha: Auguste Rodin!

Auguste Rodin, Avrupa sanatının köklü heykel geleneğini 19. yüzyılın gözü yaşlı Romantizm'inden 20. yüzyıla ve Modern çağın büyük sanat serüvenine taşıdı. En küçük heykellerinden en görkemli anıtlarına kadar, hep aynı güçlü soluk ve aynı şaşırtıcı ustalıkla, "heykel"in ne olup ne olmadığını, dönemine ve gelecek kuşaklara gösterdi.

5. Constantin Brancusi (1876 - 1957)

Image Hosted by ImageShack.us


Brancusi Öpücük

 

Image Hosted by ImageShack.us


Brancusi  Sonsuz kolon

 

Image Hosted by ImageShack.us

Brancusi, 1876`da Romanya’da doğar. 1894`te Krayova`da, Scoala de Meserii (Sanat ve Zanaat Okulu)nda sanat eğitimine başlar. Bu dönemde ahşap yontarak gerçekleştirdiği çalışmalarıyla ün kazanır. 1898 yılında Scoala Nationala Arte Frumoase (Uluslararası Güzel Sanatlar Okulu)nda eğitimini devam ettirmek üzere Bükreş`e gider ve 1902`ye kadar burada kalır. 1904 yılında bir heykel siparişi almasına rağmen sanat eğitimi ağır basar ve 1905’te Paris`e giderek Ecole des Beaux-Arts(Güzel Sanatlar Akademisi)nde eğitimine devam eder.
19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında Paris`te sanatsal açıdan nasıl bir ortam vardır? 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren sanat adına birçok gelişmenin yaşandığı Paris, yüzyıl sonlarından itibaren sanatın merkezi konumuna gelmiştir. 1870`ler ve 80`ler Paris`i Empresyonistlerin sanat için verdikleri mücadeleye sahne olur. Başlangıçta sanat çevreleri ve kamuoyu tarafından bir hayli yadırganan Empresyonistlerin, amacı aslında sanatın fonksiyonunu değiştirmektir. Doğayı tuvale aynen yansıtmak yerine gözleme, kişisel vizyona, öznelliğe dayanan yapıtlar gerçekleştirmeyi hedeflerler. Paris sanat ortamı, 1890`ların sonlarına doğru Empresyonistlerin sanatını eleştiren farklı görüşteki sanatçılarla bir değişim sürecine girer. Bu sanatçılar (Post-Empresyonistler), Empresyonistlerin sanatının yüzeysel olduğunu, sanatın daha derin anlamlar içermesi gerektiğini öne sürerler. Post-Empresyonistlerden Paul Gaugin, bir sanat eserinin hayal gücünü tetikleyen nitelikte ve izleyeni gerçek yaşamdan uzaklaştıran özellikte olması gerektiğini dile getirir. 1906 yılında, Brancusi’nin Paris`e gelmesinden iki yıl sonra, Gaugin`in retrospektif sergisi açılır. Bu sergi Brancusi`nin sanat anlayışının şekillenmesinde büyük rol oynar. Bu sergiyle birlikte Brancusi farklı kültürlerin sanatın üzerindeki etkisini de keşfeder. Sanatçıyı en çok etkileyen yapıtlar ise Gaugin’in Tahiti’de gerçekleştirdiği primitif nitelikli ahşap heykellerdir.
Empresyonizm ve Post-Empresyonizm; Brancusi`nin Paris`e geldiğinde sanat ortamında sözü edilen akımlardan sadece ikisidir. Gaugin`in sergisinden bir yıl önce, Paris`te sanat adına başka bir oluşum daha söz konusu olmuştur. Matisse ve Derain`in 1905`te başı çektiği bu yeni oluşum Fovizm olarak adlandırılır. Fovlar doğada örneği olmayan ve izleyeni şok edecek derecede parlak renklerle resim yaparlar. Bu özelliklerinden ötürü de sanatçılar Fovlar (Vahşi Hayvanlar) olarak nitelendirilirler. Fovlar da, Empresyonistler ve Post-Empresyonistlerin savunduğu gibi sanatçının amacının doğayı taklit etmek olmadığı görüşündedirler ki bu görüş Brancusi`nin sanatında da egemen düşünce olacaktır.
Brancusi, Paris`e geldiği ilk yıllarda Rodin ile tanışma fırsatını da bulur; hatta bu ünlü Fransız heykel ustası sanatçıyı bir aylığına asistanı olarak yanına alır. Brancusi, bu kısa dönemde Rodin`in mermer heykellerinin yontulması işiyle uğraşır. Heykel yapımında alçıdan ya da kilden bir model yapılarak bu modeli, işinde uzmanlaşmış bir taş ustasına verip mekanik aletler yardımıyla taştan yapma işi gelenekselleşmiş bir yöntemdir. Oysaki Brancusi bu yöntemi benimsemez ve heykellerini doğrudan doğruya, kalıp çıkarmadan kendi yontar. (Bu durum sanatçının mermer, kireçtaşı ve ahşap heykelleri için geçerlidir; bronz heykellerini gerçekleştirmek için kalıp çıkarmak zorunluluğu vardır.) Doğrudan doğruya malzeme yontma yöntemi sanatçının çalıştığı malzemeyi çok iyi tanıması gerektiğini de öngörmektedir. Çalıştığı malzemenin özelliklerini bilen sanatçı, yapıtının son halinin nasıl görüneceğini önceden kestirebilme imkânına da sahip olur. Yapıtlarını kalıp kullanmadan, doğrudan yontarak gerçekleştirme yöntemi Brancusi’yi Rönesans’tan buyana unutulmaya yüz tutan zanaatçiliğe de yakınlaştırır. Ortaçağın ustaları, zanaatkârları yaptıkları işlerde inanç ve onurla çalışmışlardır. Zanaatkâr, ruhani bir rol üstlenmiştir. Brancusi`yi de cezbeden de işin bu yönüdür. Ortaçağ idealine uygunluk ya da ona öykünme olgusu 19. yüzyılın ikinci yarısında İngiltere’de “Arts and Crafts” hareketi ile sözkonusu olmakla birlikte 20. yüzyılın başlarından itibaren tüm Avrupa’da önemini devam ettirmiştir. 1907 yılında, Brancusi’nin Rodin`in yanında çalıştığı dönemde Almanya’da Ekspresyonist sanatçılardan oluşan “Die Brücke” grubu da Ortaçağ ustalarından etkilenirler. Gerçekleştirdikleri ahşap işlerde geleneksele zıt, tıpkı bir Ortaçağ ustasında olduğu gibi direkt, dürüst ve dışavurumcu bir sanatçı tutumu sergilerler.

 

 

.

2023
0
0
Yorum Yaz