Image Hosted by ImageShack.us

5/5/2007 - 3.Öykü tamamlama oyunu başlamıştır.

3.Öykü tamamlama oyunu

 

Başladı hadi bakalım.Bu sefer ödüllü olacak.Süre dört gün.En fazla ekleme yaparak öyküyü geliştiren bir kitap kazanıyor.Katılımı arttırmak için nelerde yaparmışım :)

 

 

 

Elindekini duvara doğru fırlatırken yere düştü.[serdar]Kalktı baktı duvar yoktu ![IMP]Duvara çarpmıştı..[Remlae]Oysa ki tek bir kağıt parçasıydı fırlattığı kendisine geri döneceğine inandığı küçük bir dörtlük yazılı ,havadan bile hafif ruhundan ağır madem ki ona gitmedi mademki ulaşamadı başkası için ufacık bir not değeri bile taşımayan dörtlüğüydü. Dört tane gözünde büyütüp beslediği kadınının kalbini dört yönden kuşatacak inceliklerin sevgilerin mahşerin dört atlısını duvara attı yıkılsın diye. Sendeledi ve düştü ama kalkmasını bildi. Uzanıp yerden aldı tekrar attı. Ulaşmadı tekrar tekrar ... Hedefi badana kokusunu salarak ne istiyor benden dedi Bir yerini sakatlayacak.. Adam ne yaptığını biliyor bir eda ile davranıyordu adeta. Sekizmiydi sendelemesi onbeşmi kimsenin sayısını hatırlamadığı bir anda niyetini açıkça sözcükleriyle belli etmişti artık. " Ben bu şiir yavrusunu sana anlatamadım ama duvara anlatıcam ona okutucam ve anlayacak" dedi. Noktasını tavana virgülünü kolonlara umutlar pencere kısmına ,gidişini kullanılmayan kapatılmış baca deliğine saçacağını söylüyordu. Duvar hala anlamsız dedi. Ama anladığını inkar edemeyecekti ...[ertan]Olanları duvar düşünecekti birazda ince alayı yavaştan hasete dönüşürken yer yer çatlamaya başladı. Ödeşelim dur atma dedi . Onun evet evet onun resmini as üzerime as ki gülebileyim ben mağrur kalmalıyım. Görevim budur ayırmak, mesafeler biçmektir deneme artık diyordu. Adam duvarı anlamıyordu artık ne gariptir ki duvarın adamı anladığı dakikalarda hemde. Dizlerindeki son dermanı yaklaşmak için kullandı dörtlüğün yazılı olan kısmı hiddetle sürtmeye başladı. Harcına aşk katıyorum diyerek gülüyordu adam. Bu sözler senin harcından çalınan demirin vijdanıdır ey duvar kumun haysiyetidir çimentonun ısrarıdır diyordu. Çıkacaksan karşıma eksiksiz çık engel olacaksanda hakkını tam ver şu işin meydan okumak nedir bilir misin sen? Hadi bakalım senin yalan şişirme şöhretinmi yoksa parçalanmış dörtlüğümmü? [ertan]Parçalanmış dörtlüğüm tabiki dedi.Uzun zamandır parçalanmamış dörtlüğü hiç olmamıştıki.Duvarları parçalamış,kalbini parçalamış,insanları parçalamıştı ama duvara anlatamadığı herşeyde onu parçalamıştı.Mahşerin dört atlısı falan dedi ,kim niye beşli değilde dörtlü olduğunu biliyordu.Üstelik at nerden çıkmıştı.Mahşeride duvara fırlattı.dört atlı yerlerinde kalakaldı.Beşinci satırı yazmak için acele etti.Duvar geri kusmaya başlamıştı.[serdarKilometresi yakın düşünceleri çok uzak bir başka evde kadın dizlerine battaniyesini üşümemek için çekmiş kah cep telefonunun sahte sahne dünyasına dalıyor kah televizyondaki aptal kahramanların gece basılma hikayelerine öykünüyordu. Şehirdi işte.İçinde her yaptığının önemli olduğunu hisseden kadınlarla doluydu. Ne mısraların sahipleriydi fakat farkında bile değillerdi. Üçlü koltuğuna büzüşmüş mesajlarını kontrol ederken arada dudakları kıpırdanıyor gülümsüyordu. Nereye beşinci mısra sığacaktı Allah aşkına? Değişik insanlardan nasılsınlar , neler yapıyorsunlar , işin varmı görüşelimmi haftasonu lar doldurmuştu kutuyu. Bir iki telefonu çaldıda çabaları uyumak üzereydim bende diyerek durduruyordu. Sonra görüşürüz , bakarız canım , bende isterim diyordu kadın. Üçlü koltuk sallanır gibi oldu ama ihtimal vermedi. Zangırdama güçlenerek enlemesine kadını sarsmaya başladığında, ince uzun kollarını kavuşturarak ağzından belki de ödünden hi sesi çıktı. Resmi çerçevesiyle beraber yere düşerek parçalandı. Yerinden zıpladı gürültüden. En sevdiği resmiydi o. Saçını yeni yaptırmış o sırıtma pozunu yakalayabilmek için stüydo artizde onbeş dakika şımarmıştı fotoğraççıya. Bilirsiniz camekanları süsleyen yandan ce dercesine çıkmış kabarık bir kafa. Kıpkırmızı bir yüz gerçeğinden hayli uzak bedenin üstkısmı ve yapıştırma bir neşe.. Çekiyorum çekktiimmm. Duvarda şöyle dedi düşürüyorummmm düşürdüm.... [ertan]]

 

.

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/4/2007 - 2.Öykü tamamlama oyunu başlamıştır.

Yeni öykü tamamlama oyunu başlamıştır.

 

Yorum kısmınına devam cümlenizi yada cümlelerinizi yazabilirsiniz.

 

İlk defa paraşütle atlayacaktı.Aşağıya bakmamak için elinden geleni yapıyordu.Yavaşça kapıya doğru ilerledi..[serdar]Kapıya doğru yöneldi..... Hala aşağı bakmamak için tutuyordu kendisini.. Korkuyordu ama şu an durduğu nokta korkmadığını söylüyordu ona. Korkusunu yenebildiği için buradaydı. Bunları düşünerek ufak, boyun, el, kol hareketleri ile kendisini rahatlattı ve arkaki arkadaşlarının "hadi ama artık" deyişleriyle kendisini aşağıya bıraktı. Birden telaşlanmıştı. Parmaklarının ucuna kadar buz gibi terlediğini hissetti. Artık açmalıydı paraşütünü ama o gökyüzünde süzülme anını da yaşamalıydı. Biraz süzüldükten sonra hızla aşağı düşerken düğemeye bastı. Ama takılmıştı düğmesi... "Hayır" dedi şaka olmalı. "Hadi ama film değil" dedi. Tekrar tekrar denedi. Bir türlü olmuyordu ve hızla aşağı düşmeye devam ediyordu. Artık dönüşü olmadığını anlamıştı. Ölüm ensesinden yakalamıştı sanki. En son kapıya gelişini ve orda durmakla korkusunu, teleşanı ve acemiliğini yenmiş olduğunu düşündüğünü hatırladı. Ben gereksem dünyaya, zamanım henüz dolamamışsa zaten olacağa varacaktır diye düşünerek düğmeye tekrar bastı ve paraşütü açıldı.

Bu anı denize karşı kahve içerken anımsıyordu. Her şeyi olacağa bırakmak ve yanında çaba göstermek bu olayı yaşamadan önce çok anlamsız geliyordu ona. İkisi bir arada nasıl olurdu? Hem çaba göstermek ama bunun yanında olacağa bırakmak? Artık bunu biliyordu. O an olacağa bırakmıştı olacağın ne olacağını bimeden ama olacağın en iyisi olaması için de zorlamıştı elinden geleni hatta fazlasını. İşte ikisi bir arada olabilmişti.
Bu en doğal, en değerli öğreti olmuştu ona. Kader'i öğrendi paraşüt açılmadığında
...[anne]

 

 

.

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/4/2007 - Öykü tamamlama oyunu bitmiştir.

Öykü tamamlama oyunu

 

Öykü tamamlama 1.si bence tamamlanmıştır.Katılan herkese teşekkür ederim.

Yenisini yakında başlatacağım.

 

 

Üç günlük yoldan gelmişti.Çok yorgundu,anahtarını kilide sokup çevirdi.[serdar]Ev yine küf kokuyordu..,içinden bir off çekip yine mi? dedi yinemi ya!! Bıkmıştı uzun seyahatlerin ardından eve her gelişinde, kendisini bu ağır kokunun karşılamasından...[kelebek70]Oysa gitmeden yardımcısı Fatma Hanıma tembihlemişti hergün evi havalandırmasını.O da hep öyle yapardı;her sabah erkenden kalkar evi havalandırırdı.Yoksa onlarca insanın hatırlarını barındıran yıllanmış bu evin içindeki kasvetli havada insanın küflenmemesi olanaksızdı...[missengineer]Eskiydi bu ev eski işte.Sonra ev ona tavır almış gibi geldi.Tamam dedi eskisin ama güzelsin,özelsin en önemlisi benim evimsin.Ev güldü gibi geldi..[Yeşim]Oysa eski yer tahtaları gıcırdıyordu. Bodrumdan gelen sesle irkildi.Belki üç aydır aşağıya inmemişti.[serdar]küçüklükten beri rahatsız ederdi bodrumda durmak , terlerdi ve ter ona ağır gelirdi, şimdi ağır adımlarla iniyordu aşağıya her adımı huzurlu, hiç ter yok..[IMP]yine çocukluğundan yadigar son korkusunu hatırladı. karanlıktan biri , bir şey, bir düşünürdü. sırf yenmek için korkusunu bu evi seçmişti ne kadar başarabildiğini denemek istiyordu yaratık görmediği ama hep hissettiği yaşayan onu kuşatan varlıklar olduğunu [ertan]fakat bu varlıklar ona hiç gözükmesede o onları hissediyordu.Olsada olmasada..[Emine]"Korkularımla yüzleşme anı"diye düşündü, "Herkes yapamaz, hadi cesaret" diye devam etti...Kendini kandırmak için büyük çaba sarfediyordu.[üçtemmuz]ve şimdi bodrumun kapısındaydı, içindeki huzur, tanımlamakta zorlandığı bir hal almıştı, hala huzur muydu? bilmiyordu, Bodrumun katının kapısını açtı, tozlu merdivenleri indi, eskimiş evden içeri sızan ışıklarla bodrum büyüleyici gözüküyordu. evet içindeki huzurdu, arkasını döndü ve durdu, öylece durdu. bir ayna ve korku..[IMP]Ayna'ya yaklaştı.Elini uzattı.Hatırladığı son korkusu karşısındaydı.Nefes alamıyordu.Kendi kendine fısıltıyla[serdar]ben geldim diyerek kendi yüzüne baktı. Bugün kovulmanın eşiğinden döndüm kovulmaktan çok korkuyorum dedi.Patron işe geç gitmelerim yüzünden ihtar verdi Adeta aynanın önündeki ve ardındaki korkusuyla sohbet ediyordu. Günlüğünü konuşarak yazan bir hali vardı. Didem i aradım gündüz. Sesi duru ruhsuz beni pek umursamaz tavırda idi. Korkuyorum korku. Hem işten kovulmaktan hem Didem in artık benden sıkılıp terketmesinden. Ya da aldatıyor aldatarak terketmesinden acaba dahamı çok korkuyorum sayın korku? Böyle yapıyordu en deneyimli çocukluk korkularına yaşadığı günlük korkularını anlatıp korku sepetinde korku biriktirmek[ertan] ona kirli sepetinde biriktirip giyecek birşeyler bulamadığı zamanları hatırlatıyordu.Belki dedi böyle yaparsam korkularımıda bulamam.Didem'i tekrar aramaya karar verdi.Üst kattan çok derinden gelen bir telefon sesi duyuldu.Yetişemeyeceğini düşünerek acele etmedi.Patronuna okkalı bir küfür savurdu.Çocukluğuna,Didem'e aklına kim geliyorsa küfretti.Aynaya baktı , gülümsedi.Bugün ilk defa yaptığı birşeyden korkmamıştı.İçinden yarın dedi ilk işim..[serdar]herşeyi kendi haline bırakmak olacak. Dokunmadan, müdahele etmeden dünya dönsün devinim devam etsin. Ettiği küfürün büyük faydasını gördüğünü düşündü. Bir karamsarlığa kapılıyor bir canlanarak hiçbirşey için geç değil diyordu. Kollarını açıp göğsünü şişirerek gerindi. Kaburgalarındaki demir parmaklıkları aldığı derin nefesle esnetip ruhunun parklara temiz havaya firarını kolaylaştırdı. Sadakatle bağlı kaldığı melankolik saplantılarına belki de Didem in belirsiz terkediş senaryolarına set çekerek yapabilirim dedi olabilirim dedi becerebilirim dedi. Gülümsüyordu şimdi aynadaki yüzüne. Hep yığılıp kaldığı geceyi geçirdiği bodrumdan güzel hayallerle dışarı attı kendini. Hemde öyle heyecanla yaptı ki bodrumunu kilitlemedi bile. Sokağındaki kazı çalışmalarının sinir bozucu rahatsızlığı dahi gözüne batmadı. Nereye gidiyoruz dedi kendine sonra nereyesi varmı özgürüz ulan istediğimiz yere gideriz dedi. Dışarı kaçırdığım ruhu nerede yakalarsam hangi resimde görürsem hangi müzik tınısında kulağıma değerse oraya yorgan gibi kabarmış denizin kenarıda olabilir. Ruhum batmasın ? Ruh batarmı denizde hiç simit gibidir hep tatlı tatlı yüzer götüreceği rüzgarını bekler.[ertan]

 

 

.

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/4/2007 - Öykü tamamlama oyunu başlamıştır.

 

 

Image Hosted by ImageShack.us

 

Öykü tamamlama oyunu

 

Bugün yeni bir yarışmaya başlıyoruz.Eskiden biz çok oynardık ve çok severdik.Yarışmayı bir,yada daha fazla cümle ile başlatacağım.İsteyen arkadaş devam ettirecek.Her devam cümlesi yada cümleleri en son yapılan eklemenin devamı olacak.(Bu yüzden yorumları okumadan cümlenizi yazmayın )Sonuçta kalabalık yazarlı bir öykümüz olacak.

 

Bu arada yorumlarınızı lütfen isim yazarak yayınlayın.

 

Herkese iyi tamamlamalar.

(Kategorilerim bölümünde Öykü tamamlama oyunu olarak tanımlanmıştır.)

 

 

Başlangıç cümlesi aşağıdadır.

 

Üç günlük yoldan gelmişti.Çok yorgundu,anahtarını kilide sokup çevirdi.

 

 

.

 

 

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

yaşamdan notlar

Son Yazılarım

Başlıksız
Film Hataları
Yeni yılınız kutlu olsun
Dünyanın simge olmuş 5 önemli binası
Günün İllüzyonu
Atatürk Belgeselleri
Ayakkabınızı hazırlayın
Günün İllüzyonu
Da Vinci'nin bir sırrı daha çözüldü
Yemek zevkimin içine sos koydum.Kıl çıktı.
Jan Dark'la Yunanistan da ortalığa çıktı.
Köpeğimiz
AROG Üzerine üzülmeler
Kazanacağız...
HABER ATLATMA
Aldatılıyoruz
Neden 8 Mart
Deli Dumrul'a hakaret
Gazeteler tatmin olacaklar mı?
Faciaya kıl payı
Babaannem ve kirazları
Bizi aptal yerine koymayın
Nerede yaşadığımızı düşünüyorlar ?
Disney çizgi film karakterlerinden hangisi Hitler'in çizimi
Recep İvedik Türban'ı döver
   

Kategoriler

Arkadaşlarım

blackmaster
bizimisler
bizimada
erdaltekin
teknolojihaber
dilsizmutercim
remlae
koookle
axxetr
cincinsfikirli
goblenignesi
bilimhaberleri
alternatifblog
sunnycamehome
website counter
>