Image Hosted by ImageShack.us

19/7/2007 - Google'ın değişik halleri

Kategori: Elestiriler

 

 

Image Hosted by ImageShack.us

Google'ın kokusu "eau de toilette" çıktı.Daha sonrasında Çinde bir Google fashion" mağazası açıldı.Ama Türkiyede iş biraz farklı gelişti.Çinden sonra Marmaris'te uyanık bir dükkan sahibi dükkanını Google fashion olarak isimlendirmiş.Kim bizle başa çıkabilirki.

 

 

.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/6/2007 - Yaşantımdan falan değil

Kategori: Elestiriler

 

 

Sabahları artık yazı eklemek imkansızlaştı.Bu yavaş update edilmelerden dolayı herkesten özür dilerim ama hiç suçum yok.Blogcu server belirli zamanlarda felaket çalışıyor daha doğrusu çalışmıyor.Örneğin şu an saat 07.38 ben bu sabah 06.10 dan beri yazı yayınlamaya çalışıyorum.

Herkese iyi günler

 

Serdar Bayram

 

 

.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/5/2007 - Çatalla yemek yemek !

Kategori: Elestiriler

 

 

 

 

Bizim kedimiz YoYo cismen bu kediye çok benziyor.Ancak ve ancak yukardaki durumu daha öğretemedik tabi.Çalışmalarımız sürüyor.Ne diyorsun kızım kedinin ne işi var çatalla.Bırak yesin rahat rahat.Gerçekten insan olmak dertli birşey.Önce kendini bir eğit kızım bırak kediyi.Şimdi bu videoyu kedi içinmi çektin kendini tanıtmak içinmi.Gerçekten bu eğitim işi benim çok canımı sıkıyor.Yazık.

 

.

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/4/2007 - Bir köşe yazısı üstüne

Kategori: Elestiriler

Bir köşe yazısı üstüne...

 

Her sabah Hürriyet aldığım gazetelerden birisi.Ertuğrul Özkök Hürriyet gazetesinin Genel yayın yönetmeni.Aşağıdaki yazı dünkü

Hürriyet'te yayınlanan Ertuğrul Özkök'ün köşe yazısı.Yazıyı okudum ve inanamadım.Son zamanlarda izlediğim kadarıyla Sn.Ertuğrul Özkök'ün yaklaşımını inanılmaz buluyorum.Yazmak zorunda olduğunu hissedip ortalarda yuvarlanmak şaşırtıcı.Bu bir gazetede çok seslilikmi ?Böyle birşey olamaz.Yazarlardan Bekir Coşkun'u çok severim.Sn.Emin Çölaşan'ı kendime çok yakın hissetmesemde objektif bakışlarını devamlı takip ederim.Cesaretini severim.Şimdi ikisinede soruyorum.Alttaki yazıyı yazabilen bir genel yayın yönetmeninin kadrosunda nasıl köşe yazısı yazabiliyorlar.Cumartesi yayınlanan bu yazının üstüne Pazar günü dayanamayıp bir yazı yazmak gerekmiyormu?Özgür bir basınmıyız.Yoksa devlet yönetiminden korkmalımıyız.Yada zorlayan gazeteden çıkartılmak korkusumudur.

Binlerce yanıtsız soru sürüp gidecektir.

 

Ama artık özgür fakat doğru biryerlerde konumlanmak gerekir.Ben zaten daha önceden şöyle demiştim ,şunu savunan bendim gibi sözlerin üstüne "Başka seçimlerde aranmayan şartın, AKP için aranması da benim hakkaniyet duyguma uygun düşmüyor."denebilirmi.Nedir hakkaniyet ?Benimde hakkaniyet duyguma uygun düşmeyen çok şey var ama bunları nasıl anlatacağımı bulamıyorum.

Bu yazı risklimidir diye düşünmek bile korkunç.

Gerçekten toparlanmalıyız.

Ben gene Hergün Atatürk'lerime geri döneyim.Birgün çok lazım olacak.

 

 

Ertuğrul ÖZKÖK  

O sabah nasıl uyanacaksınız

TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi'ndeki dünkü oylamayı nasıl değerlendireceğiz?


367 milletvekili bulunamadığı ve iş mahkemeye gideceği için bu "CHP ve onun gibi hareket edenlerin" zaferi midir?

"Laik cephenin başarısı" mıdır?


Yoksa, 7 CHP'linin salona girdiğini tespit ettiği için, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın "taktik zaferi" midir?

Bana göre, bunların ikisi de "faso fiso"dur.


Bu ülkede "Atatürk'ün kurduğu modern cumhuriyete, laik hayat tarzına", çağdaş Türkiye'ye inananların, bu taktik zafer veya hezimetlerle değil, kalıcı zaferlerle ilgilenmesi gerekir.

Türkiye bu küçük ayak oyunlarına mahkûm değildir.

* * *

Şahsi görüşüm aynen şöyledir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'indeki oylamada 367 milletvekilliği şartı aramak, vicdanlara sığmayan bir
"zorlamadır".

Bu görüşüme katılınır veya katılınmaz.

Başka seçimlerde aranmayan şartın, AKP için aranması da benim hakkaniyet duyguma uygun düşmüyor.

Kesin hükmünüzü vermeden önce, kendime ait bir sicil dökümü yapmak istiyorum.

CHP Genel Başkanı, "zina kanununa" yeşil ışık yakarken, bütün Türkiye'de buna ilk karşı çıkan insan bendim.

İmam hatip okullarının derhal kapatılması gerektiğini savunanların başında geliyorum.

Kuran kurslarının zararlarına her fırsatta değinen bir insanım.

Bu ülkede kadın özgürlüğünün en cesur teşvikçilerinden biriyim.

Şarap kültürünün bu ülkeye yerleşmesi için en büyük çabayı sarf eden belki de ilk üç dört kişi arasında ben varım.

* * *

Ben de cumhurbaşkanının uzlaşma ile seçilmesinden yanayım.

Evet ben de Türkiye'nin ortalama makulünü temsil edecek bir insanın Çankaya'ya çıkmasını isterim.

Ama Abdulah Gül, bu şartlara uygun bir insandır.

Ama benim asıl muhatabım, doğduğumdan beri içinde yer aldığım, kendine "laik" diyen çevrelerdir.


Onlara sesleniyorum.

Lütfen kendi kendinize şu soruyu sorun:

14 Nisan günü Tandoğan Meydanı'na 1.5 milyon insanın toplandığını söylüyorsunuz.

"Madem bu kadar çoğuz, niye biz iktidarda değiliz, niye bu kadar korkuyoruz?"

Bu soruyu sorup, samimi cevabını bulmadıkça, kendimizi, kazanılması mümkün olmayan bir savaşın içinde bulacaksınız, bulacağız.

Böyle küçük taktik ayak oyunlarını, günlük zaferler olarak görüp, geleceği kaçıracaksınız, kaçıracağız.

* * *

Bakın bu ülkede bir parti, oyların yüzde 34'ü ile, Meclis'teki sandalyelerin yüzde 70'ini ele geçiriyor.

Geriye kalan yüzde 65 de, buna itiraz ediyor.

Size bir şey hatırlatmak istiyorum.

Sandığa gitmeyen insan sayısı, neredeyse AKP'nin aldığı oy kadardır.

Öyleyse niye sandığa gitmiyorsunuz?

Gidiyorsanız oylarınızı niye bölüyorsunuz?

Ben bu soruyu soruyorum ve bula bula iki cevap buluyorum.

Ya ilgisizsiniz, ilgisiziz.

Ya bizi temsil ettiğini iddia eden partiler, gerçekte bizi temsil etmiyor ve onları beğenmiyoruz.

Veya... Evet geliyorum en vahim ihtimale.

Veya siz, biz bu ülkede bu kadar çoğunlukta değiliz.

O nedenle günlerdir bana e-mail atan insanlara samimi olarak seslenmek istiyorum.

E-mail atmak çok güzel bir demokratik davranış biçimidir.

Emin olun bizim üzerimizde de çok etkili oluyor.

Ama, e-mail atmaktan daha etkili bir siyasi araç var.

Oy atmak.

Lütfen desteklediğiniz partiye oy atın.

Bu işin tek ve tek çözüm yeri Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir.

Günlük taktik zaferleri değil, önümüzdeki genel seçimin ertesi gününü düşünün.

O sabah nasıl bir duyguyla uyanacaksınız?

Daha umutlu mu, yoksa daha umutsuz mu?

Meselemiz 367'yi bulmak değil, bu olmalıdır.

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/2/2007 - Aptal tasarımlar !

Kategori: Elestiriler

Gerçek ten böyle bir telefon varmış bende inanamadım.

Telefon görüşmesini b resmindeki tuşla bitirebiliyorsunuz.

c resminde göründüğü şekliyle telefonun resminin üstü çizilmiş,ve kullanılamıyor.

 

Cell Phone

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cadillak arabanın tuşlarından...Ne anlama geldiğini siz söyleyebiliyormusunuz?Picture of auto control panel buttons with icons

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sağa gidilmezmi demek acaba ?(picture of sign) 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(picture of coffee maker) Düğmelerin altında bulunan işaretlerden hangisi açık hangisi kapalı bulun bakalım?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(picture of fan) Hangisi fanı çalıştırıyor hangisi lambayı?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(Umbrella stand)

Kilitli şemsiye bırakma yeri.Ne diyeyim ?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/1/2007 - Gerçekten varmı....

Kategori: Elestiriler

Yurdışında bir web sitesinde bu fotoğraf yayınlanmış.Üzerindede bu fotoğrafın gerçek olup olmadığı konusunda epey tartışılmış.Hatta mesajların birisi terörist türklerin işi demiş.(Gereken cevap verilmiş)Ama kim yaptıysa eline sağlık başarılı bir çalışma.

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/1/2007 - 11 Eylül saldırısının gerçek yüzü

Kategori: Elestiriler



11 Eylül Saldırısının Gerçek Yüzü
(Lose Change 2. Versiyon)
(Belgesel) Tr Alt Yazılı


İzle: (Google Video)
http://video.google.com/videoplay?docid=1801080583461721459&hl=nl




Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/1/2007 - Açıklanamayan 10 şey...

Kategori: Elestiriler

Dünyada açıklanmayan 10 şey



Gelecegi gören harita

Cografya ve harita uzmani ünlü Türk denizci Piri Reis’in 1513’te
çizdigi Afrika, Amerika ve Güney Kutbu’nu gösteren harita, ortaya
çikarildigi 1929 yilinda ortaligi karistirdi. Çünkü Güney Kutbu’nun
kesfi, haritanin çizilmesinden çok sonra, yani 1818’de gerçeklesmisti.
Dahasi, Piri Reis’in haritasi, kitanin buz altinda kalmis sahil
kesimlerini de gösteriyordu.
Ancak kita üzerindeki buzlar, haritanin çizilmesinden tam 6 bin
yil önce erimisti.

2 bin yillik pil
Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafindan 1938’de Irak’in baskenti
Bagdat’in yakinlarinda bulunan 2 bin yillik pil, bilim adamlarini
saskina düsürdü. Konig, 13 santimetre boyundaki toprak bir kabin içine
monte edilmis bir bakir silindir, onun etrafindaki demir çubuk ve
testinin agzini kapatan asfalttan olusan bu nesneyi "dünyanin en eski
pili" olarak tanimladi. Pilin
2 volt enerji ürettigi saptanirken, 1800’lü yularda modern pili icat eden
Alessandro Volta adli Italyan kontunun da söhretine gölge düstü.

Bir nevi bilgisayar
1900 yilinda Girit açiklarindaki bir batikta arastirma yapan
bilim adamlari
ilginç bir cisme rastladi. Tahta bir muhafazanin içine yerlestirilmis
bir dizi bronz disliden olusan bu garip nesnenin kasasi, yüzeye
çikarildigi anda
dagildi ve cihazin içindeki karmaşık yapi ortaya çikti. Yapilan
çalismalarin ardindan, bu aygitin Ay, Günes ve diger gezegenlerin konumlarini
hesaplamak ve istendigi anda bunlarin pozisyonlarina yönelik tahminlerde
bulunmak için gelistirildigi anlasildi.

Gizemli kuru kafa
Maya dönemine ait 1000 yillik bu kristal kuru kafa, tek bir blok
kristal üzerine oyma olarak yapilmis. Nasil yapildigi hala anlasilamayan kuru
kafanin altindan tutulan isik, dogrudan göz çukurundan yansiyor. Bu
teknolojinin bugün bile mümkün olmadigi söyleniyor.

Alüminyumdan kemer tokasi
M.S. 300’lü yillarda ölen Çinli general Çou Çou’nun mezarinda
1956 yilinda bulunan kemerin tokasi, yüzde 85 oraninda alüminyumdan yapilmis.
Ama dogada sadece bileşık olarak bulunan alimünyumun diger maddelerden
ayristirilarak tek bir madde olarak kullanilabilmesi ilk kez 19. yüzyilda
mümkün olmustu.

1000 yilda yapilan kent
Pasifik Okyanusu’ndaki Mikronezya adasi yakinlarina kurulu antik
Nan Madol kentinin insasi, M.Ö 200’de basladi ve 1000 yil sürdü. 250
milyon tonluk dev
bazalt bloklar kullanilarak yapilan bu kent, 100 yapay adayi
kanallarla birbirine bagliyor. Bu kadar bazaltin bölgeye nasil getirildigi ise
hâlâ sir.


Uzaylilara inis pisti
Peru’nun Pampa sahilindeki 450 kilometrekarelik alan üzerine çizili
motifler, M.O. 300 üe M.S. 600 arasindaki dönemi kapsayan hayvan ve
bitki sekillerini resmediyor. Nazca medeniyeti tarafindan yapildigi
düsünülen bu garip motiflerin, uzaylilar için bir inis pisti vazifesi gördügü öne
sürülüyor.

Concorde’un atasi
M.Ö 200’de yapildigi sanilan bu nesne, 1898 yilinda Misir’da bir
lahitte bulundu. Ancak gerçek uçaklar icat edilene kadar ne oldugu
konusunda kimse
bir fikir beyan edememisti. 1972’de arkeolog Halil Mesiha bunun bir
model uçak oldugunu, mükemmel bir aerodinamiginin bulundugunu ve
kanatlarinin Concorde’u andirdigini iddia etti.

Çekicin sirri
Tahta sap ve demir tokmaktan olusan bu çekiç, 1936’da Teksas’ta
400-500 milyon yillik bir kayanin içine gömülü olarak bulundu. Modern bir
aletin tarih öncesi bir kaya kütlesinin içine nasil girdigi bir yana, çekiçte
kullanilan demirin günümüz demirlerinden bile saf olmasi bilim
adamlarini hayrete düsürdü.

Harçsiz tas set
Peru’nun Cusco bölgesindeki bir Inka kalesinin etrafini 360 metre
boyunca zikzak yaparak saran 9 metrelik setlerin yapiminda, tanesi 300 tona
varan kireçtasi bloklari kullanilmis. Ancak hiç harç kullanilmamasina ragmen
bu kayalar, arasina biçak bile sokulamayacak kadar mükemmel yerlestirilmis
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

yaşamdan notlar

Son Yazılarım

Başlıksız
Film Hataları
Yeni yılınız kutlu olsun
Dünyanın simge olmuş 5 önemli binası
Günün İllüzyonu
Atatürk Belgeselleri
Ayakkabınızı hazırlayın
Günün İllüzyonu
Da Vinci'nin bir sırrı daha çözüldü
Yemek zevkimin içine sos koydum.Kıl çıktı.
Jan Dark'la Yunanistan da ortalığa çıktı.
Köpeğimiz
AROG Üzerine üzülmeler
Kazanacağız...
HABER ATLATMA
Aldatılıyoruz
Neden 8 Mart
Deli Dumrul'a hakaret
Gazeteler tatmin olacaklar mı?
Faciaya kıl payı
Babaannem ve kirazları
Bizi aptal yerine koymayın
Nerede yaşadığımızı düşünüyorlar ?
Disney çizgi film karakterlerinden hangisi Hitler'in çizimi
Recep İvedik Türban'ı döver
   

Kategoriler

Arkadaşlarım

blackmaster
bizimisler
bizimada
erdaltekin
teknolojihaber
dilsizmutercim
remlae
koookle
axxetr
cincinsfikirli
goblenignesi
bilimhaberleri
alternatifblog
sunnycamehome
website counter
>