Image Hosted by ImageShack.us

19/9/2009 -


YENİ BİR BLOG

Yeni bloğumu hazırlamaktayım.Yakında yepyeni bir yüzle ve ilginç konularla tekrar birlikte olacağız.Ayrıca bu blogda araştırma yapan gençler için yeni bir soru cevap arayüzü ve forum yer alacak.Sizin için araştırma yapan bir blog.Ödüllü yarışmalar olacak.Koleksiyon bölümleri olacak.İstenen konuların detaylı araştırmaları mail yada CD olarak isteyenlere yollanacak.Bunlar için bir ücret alınmayacak.Ayrıca designboom mantığında tasarım yarışmaları ve özgür çalışmalara yer verilecek.Bu sefer tek başıma da olmayacağım.Şimdilik dört kişilik bir ekiple daha sonralarında isteyen arkadaşların da katkıda buşunabileceği bir sistem olacak.Araştırılan yada sunulan konunun dünya üzerindeki yayınlanmış blog adresleri ve internet siteleri dosyalar halinde yayınlanacak.Her ay belirlenen bir konu hakkında özel tartışma forumları olacak.

Şimdilik bu kadarçAlt yapı bir ay içinde hazır olacak.Deneme yayınlarına başlamada tekar haber vereceğim.Bu konularda düşünceleriniz yada istekleriniz olursa lütfen mail atın.


info@serdarbayram.com


Serdar Bayram

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/1/2009 - Yeni yılınız kutlu olsun

Kategori: gunluk


   
   Yeni Yılınız Kutlu Olsun

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/1/2009 - Dünyanın simge olmuş 5 önemli binası

Kategori: mimarlik

Empire State Binası



Yer= New York City, ABD Kullanım Alanı= İş Merkezi İnşa Tarihi= 1930- 1931| Mimar=Shreve, Lamb & Harmon Associates | İnşa Maliyeti=24,718 Milyon USD| Yükseklik=381 m| İnşa Alanı=205,239m²| Kat Sayısı=102| Dünya Sıralaması=8  Empire State Building, New York da bir gökdelen. Bina, Manhattan, Fifth Avenue'de 33. ve 34. caddelerin arasında yer alır. Tam olarak adresi 350 Fifth Avenue, New York, N.Y. 10118 şeklindedir. 1 Mayıs 1931 tarihinde, o güne kadar Dünya'nın en yüksek binası olan Chrysler Building'in bu unvanını elinden almıştır. Bina 102 katlı olup, 1576 merdiven basamağına sahiptir. Yüksekliği 381 m, anten ile beraber 443,2 m'dir. World Trade Center (''Dünya Ticaret Merkezi'') binasının 1972 tarihindeki açılışına kadar Dünya'nın en yüksek binası olarak kalmıştır. 11 Eylül 2001 tarihindeki terör saldırıları sonucu ''World Trade Center'' binaları yıkılınca, New York'un en uzun binası unvanını geri almıştır. Şu anda ,anten yüksekliği ile 527 m olan Chicago'daki Sears Kulesi'nden sonra ABD'nin en yüksek ikinci binası olan Empire State Building, Dünya'da da ''tek başına'' yükselen en yüksek üçüncü yapıdır. Kışın, bazı günler, alt katlarının hizasında yağmur yağarken en üst katına kar yağdığı görülmüştür. Açık bir havada binadan, 80 mil mesafedeki beş ABD eyaletine bakılabilir. Bunlar, New York, New Jersey, Pennsylvania, Connecticut ve Massachusetts'dir. 1960'ta tepeye yerleştirilen güçlü bir fener binanın 160 kilometre uzuktan görülmesini sağlamıştır. Bugüne kadar binayı 117 milyon kişi ziyaret etmiştir. 1947 yılında manzara platformuna 3 m yükseklikte korkuluk yapılmıştır. Buna rağmen buradan, bugüne kadar 35 kişi atlayarak intihar etmiştir. Toplam 74 asansör vardır, bunların bir kısmı ara katlarda durmadan en üst kata çıkan ekspres asansörlerdir. Bu yüksek binaya 1945'de bir bombardıman uçağı çarpmış ve 13 kişinin ölümüne sebep olmuştur. Bunun yanında ''Empire State'' kelimesi, New York eyaleti'nin lakabıdır. Keops piramidi 100 bin kişi çalıştırılarak 20 yılda, Ayasofya camii 1000 kişi çalıştırılarak 5 yılda bitirilmiştir. Empire State Building'in inşaatı ise sadece 18 ayda bitirilmiştir. Eski çağlarda çalışanların tamamına yakını köle olduğu için işten çıkmak gibi bir durum sözkonusu değildi. Çalışan sayısı değiştiği için Empire State inşaatında toplam çalışan sayısı net verilemez

Beyaz Saray



 Amerika  devlet başkanlarının resmi ikametgahı. Amerika Birleşik Devletleri 50 eyaletten meydana gelmiştir. Bu eyaletlerin federal başkanti Washington’dur. Şehirdeki çok sayıdaki resmi binanın en mühimi “Beyaz Saray”dır. Amerika Birleşik Devletlerinin ilk Cumhurbaşkanı George Washington, başkentin yerini tesbit edip planlarını çizdirdi. Yalnız yeni kurulan başkentte hiç oturmadan 1779 yılında öldü. Ölümünden bir sene sonra başkanlık binasının açılışı yapıldı. Bina baştan başa beyazlara boyandı.

John Adams’den beri bütün ABD başkanları burada oturmuşlardır. Geniş bir park içinde yaklaşık altı hektar büyüklüğünde bir arazide bulunmaktadır. Binanın merkezi ve orijinal kısmı Virgina kum taşından inşa edilmiş olup, birçok yeni değişikliğe rağmen 18. asırdaki Georgian stilini muhafaza etmektedir. Washington’daki resmi binalardan biri olup, 52.5 m uzunluğunda ve 25.5 m genişliğinde 2.5 katlı bir binadır.

1814’te İngiliz kuvvetleri tarafından Washington’daki bütün amme binaları yakılmıştı. Beyaz Sarayda yakılan binalar arasındaydı. James Hoban’ın nezareti altında Beyaz Saray yeniden inşa edildi ve 1817 senesinde oturmaya hazır hale geldi. Başkan James Monreo tarafından Fransa’dan ithal edilen mobilya ve mefruşatla imparatorluk stilinde yeniden döşendi. Binanın yanık dış duvarları beyaza boyandı. Bundan dolayı binaya “Beyaz Saray” dendiği yanlış bir zan olarak yayıldı. Hakikatte bina ilk inşa edildiği andan itibaren bu isim ile anılmıştır. İlk banyo teşkilatı Beyaz Saray’a 1877’de ilave edildi.

1949’da Truman’ın idaresinde Beyaz Saray ikamet için emniyetsiz bulundu. Tekrar inşa için bir plan hazırlandı. Dış duvarlar bırakılarak binanın bütün iç dekoru çıkarıldı. Çelik ve beton bir çerçeve üzerinde yeniden inşa edildi. Orijinal ahşap, mermer ve dekoratif alçı işleri gibi kısımların muhafazasına büyük ehemmiyet verildi. Orijinal kat planı muhafaza edilmekle beraber modern tesisat ve imkanlar ilave edildi.

Sidney Opera Binası


Sydney Opera Evi gece fotoğrafı. Photoğraf:
Adam J.W.C.

Bina 183 m uzunlukta ve 118 m genişlikte olup 1,8 hektarlık bir alanı kaplar. Benzersiz çatısı 67 m ye kadar yükselir ve İsveç'ten getirilmiş 1.056.000 adet beyaz seramik fayansla bezenmiştir. 580m adet beton ayak, yerin 25 m kadar derinine inerek yaklaşık 160.000 ton ağırlığındaki yapıyı taşırlar.

İç düzenleme

Opera binası 5 tiyatro salonunu içerir. Bunlar, 2679 koltuklu ''Concert Hall'' (Konser salonu), 1547 koltuklu ''Opera Theatre'' (Opera tiyatrosu), 544 koltuklu ''Drama Theatre'', 398 koltuklu ''Playhouse'' ve 364 koltuklu ''Studio Theatre'' 'dır. Yapının toplam 1000 odası vardır. Bunlar içinde 5 tane prova stüdyosu, 60 tane soyunma odası, 4 lokanta, 6 bar ve çok sayıda hatıra dükkanu vardır. 25.000 kişilik bir şehirin ihtiyacını karşılayacak kadar elektrik kapasitesine sahiptir ve elektrik kablolarının uzunluğu 645 km dir.

Eyfel Kulesi


Eyfel Kulesi konstrüksiyon fotoğrafları (Görsel:
L’histoire de la tour Eiffel et sa construction, vues par son architecte, un album publié en 1900)

Eyfel Kulesi Paris’in sembolü. Demir teknolojisiyle yapılan önemli bir yapı. 1889’da Fransız İhtilalinin 100. yıldönümünü kutlama gösterileri için inşa edildi. Fransız mühendis Aleksandır Gustave Eiffel, yüksek demiryolu köprülerin yapımındaki tecrübesine dayanarak kulenin dizaynını yaptı. Hazırlanan detaylı planlarla, kulenin 12.000 metal parçası üretildi ve birleştirme düzenine göre numaralandırıldı. Kullanılan 2,5 milyon perçinden çoğunluğu kule inşa edilmeden önce yerine takıldı. Büyük dev proje aksaklık olmaksızın öyle sistemle yürüdü ki, bir işçi bile hayatını kaybetmedi. Asansörleri hariç kule 26,5 ayda tamamlandı.

Eyfel Kulesi rüzgara minimum direnç sağlayan kafes sistemli olarak yapılmıştır. Kuvvetli kasırgalarda kulenin tahmini salınımı sadece 22 santimetredir. 7000 tonun üzerinde yüksek kaliteli dövme demirden 2.25 metrekarelik 4 payanda (Pier) üzerine oturtulmuştur. Kulede birbirinden farklı üç tane kat vardır. 57 m yüksekliğindeki ek platformun altında 4 tane dörtgen ayak kemerlerle birleştirilmiştir. Yerden 115 m yüksekliğindeki ikinci platformda ayaklar tamamiyle birbirlerine yakındır. Üçüncü platform yerden 276 m yüksekliğindedir. Bu platformun üzerinde fener ve son teras vardır. 1959’da radyo anteninin ilavesiyle kulenin yüksekliği yaklaşık 300 metreden 320 metreye çıkmıştır.

Tarihçe

Eyfel Kulesi 1887 ile 1889 yılları arasında Gustave Eiffel'in firması tarafından, Fransız Devrimi nin 100. yıl kutlamaları çerçevesinde inşa edilmiştir. Aslında kulenin mimarı Gustave Eiffel değil, İsviçreli ''Maurice Koechlin'' 'in siparişi üzerine tasarlayan ''Stephen Sauvestredir. Meslektaşı ''Emile Nouguier'' ile beraber ilk tasarımları yapmıştır. Kulenin, 7.739.401 Frank 31 Sent tutan inşaat masrafları, Gustave Eiffel'in tahminlerinin 1 milyon frank üstündedir. 1889 yılındaki açılış tarihden önceki 5 ayda 1,9 milyon kişi ziyaret edince, yıl sonuna kadar toplam masrafın 3/4'ü çıkartılmıştır. Böylelikle Eyfel Kulesi, daha başından, kazanç sağlayan bir şirket görünümüne bürünmüştü.

3000 işçi 26 ay boyunca 18.038 adet demir parçayı 2,5 milyon perçinle bir araya getirdi. Hiç ölüm vakası yaşanmamış olması, o günün şartlarında şaşırtıcı bir durumdur.

Ancak bu arada kule, onu bir utanç lekesi olarak gören Paris halkının tepkisini de çekmiştir. Bazı sanatçılar devasa bir sokak lambasına benzetirken, bir fabrika bacası gibi Paris'in görsel itibarını zedeleyeceğini ileri sürmüşlerdir. Böylelikle devrin sanatçı ve edebiyatçı çevresinde bir kampanya başlatılmış, bu kampanya süresince ünlü sanatçıların imzaladığı bildiriler dağıtılmıştır. Bugün ise Eyfel Kulesi, Dünya'nın en güzel mimari yapılarından biri olarak kabul edilir. Parisliler onu Demir Bayan olarak adlandırırlar.

İlk başlarda ''Eiffel'', Kule'ye sadece 20 yıl için müsaade almıştı. Dolayısıyla, 1909 yılında kulenin sökülmesi gerekiyordu. Ancak kule, iletişim için çok uygun yüksekliğe ulaştığından ve yeni yüzyılda Atlantik ötesi haberleşmeye imkân tanıdığından, kalmasına izin verildi.

Teknik özellikler

Eyfel Kulesi 300 m yüksekliktedir. Zirvesindeki televizyon vericileri 27 m daha yükseklik kazandırır. Günümüzde yaygın olarak kullanılan çelik yerine demirden inşa edilmiş, özel teknikler sayesinde günümüze kadar sağlam olarak gelmiştir.

200.000 metrekare alanda bulunan Eyfel Kulesi her 7 yılda bir, 60 ton boya ile boyanır. Bu çalışmada 25 boyacı görev yaparken, çalışma 15 ay sürer. Bu işlem sırasında 1.500 fırça, 5.000 zımpara kağıdı ve 1.500 iş tulumu tüketilir. Ayrıca güvenlik maksadıyla toplam 50 km güvenlik halatı, 20.000 metrekare koruyucu ağ kullanılır. Boyama maliyeti yaklaşık 3 milyon avro tutar. Zaman içinde kulenin rengi kırmızımsı kahveden, sarımsı kahveye, daha sonra kestane kahvesinden bugünkü bronz tonuna dönüşmüştür. Kule 3 renk tonunda boyanır. En açık renk zirvede kullanılırken, en koyusu zeminde kullanılır.

Kulede intihar olayları da yaşanmaktadır. Şu ana kadar 400 kişi bunu gerçekleştirmiştir. Zamanla, intiharların önüne geçmek maksadıyla platformların çıkış noktalarına demir parmaklıklar yerleştirilmiştir.

22 Temmuz 2003 tarihinde, kısa devre sonucu, kulenin zirvesinde, hemen en üst ziyaretçi platformunun üstünde yangın çıkmıştır. Yangın bir saat gibi bir sürede kimse yaralanmadan söndürülmüştür.

Manzara platformları Kamuya açık platformlar 57 m, 115 m ve 276 m yükseklikte bulunur.

Ziyaretçiler, üç asansörle kuzey, batı ve doğu kanatlarından ilk iki platforma ulaşır. İlk ve ikinci katlarda lokantalar mevcuttur. Ayrıca ilk katta, Eyfel Kulesinin tarihinin anlatıldığı bir sergi bulunur. En üst platforma ulaşmak isteyen bir ziyaretçi, ikinci katta aktarma yapar ve başka bir asansöre geçer. En üst platform hem çatılı hem de üstü açık bir alana sahiptir.
Kulenin açılışından sonra, ilk platforma kadar 50 yolcu taşıyan iki hidrolik asansör kullanıma girmişti. Bunlar için gerekli hidrolik presler 16 sütuna monte edilmişti. Kuzey kanadından başka bir asansörle ikinci kata ulaşılıyordu. 2. Dünya savaşı sırasında, işletim sistemindeki hasarlar sebebiyle bunlar devre dışı kalınca, Adolf Hitler kuleye yaya olarak çıkmak zorunda kalmıştı.

1983 tarihinde ikinci ve üçüncü katlar arasına, 1000 tonluk yürüyen merdivenin yerini alan, 4 yeni turuncu asansör monte edildi. Yürüyen merdiven 654 basamaklı ve 3 m genişliğindeydi.

Daha diyorsanız: Eyfel kulesi hikayesi

Tac Mahal


Photoğraf:
amla [Flickr]

Tac Mahal, Hindistan Türk İmparatorluğu'nun Timuroğulları hanedanının 5. hükümdarı Şah Cihan ( 1593- 1666) tarafından, o zamanki imparatorluğun başkenti olan Hindistan'ın Agra şehrinde, Jumna Nehri'nin kıyısında yaptırılmıştır. Dünyada aşk için dikilmiş en büyük ve en güzel anıt olarak kabul edilen bu türbe, Şah Cihan'ın büyük bir aşkla sevdiği eşi Ercümend Banu'nun (Mümtaz Banu) ölümü üzerine, onun hatırasına yaptırılmıştır. Yapının mimarları, Mimar Sinanın talebelerinden Mehmet İsa Efendi ve Mehmet İsmail Efendi ile yapıdaki yazıları yazan Hattat Serdar Efendi eserin yapımı için Şah Cihan tarafından İstanbul'dan davet edilmişlerdi. 1630'da inşaasına başlanan eser, 22 yıl sonra 1652'de tamamlanmıştır.

Tac Mahal'in yapımında parlak, ince mavi damarları olan beyaz mermer kullanılmıştır. Aynı mermerden yapılan ve yerden yüksekliği 82 metre olan kubbe, Mimar İsmail Efendi tarafından yapılmıştır. Kubbe üzerinde altınlı bir alem vardır. Türbenin beyaz mermerden 4 minaresi vardır. Anıtın dört yanına Hatta İsmail Efendi tarafından Yasin suresinin tamamı yazılmıştır.

Mümtaz Mahal ve Şah Cihan'ın sandukaları üst katta, kubbenin altındadır. Sandukaların bulunduğu yerdeki kubbede insan ağzından çıkan her ses 7 kez yankılanacak şekilde bir akustiğe sahiptir. Şahın ve eşinin asıl lahitleri ise en alt katta bulunmaktadır. Tac Mahal'in yüzbinlerce akik, sedef ve firuze gömülü olan duvarlarında ayrıca 42 zümrüt, 142 yakut, 625 pırlanta ve 50 adet çok iri inci vardır. Romantik görünüşü ile herkesi büyüleyen, Doğulu Batılı birçok ünlü yazar ve şaire ilham kaynağı olan Tac Mahal, mehtaplı gecelerde bile aydan daha parlak görünür. 1966 Hint-Pakistan Savaşında, Pakistan savaş uçaklarına yol gösterici bir parıltı olmaması için, Hint hükümeti tarafından kubbesi siyah bir çadırla örtülmek zorunda kalınmıştır.

Tac Mahal

Hindistan'da Babürlüler devrinin mimarlık harikaları çoktur ve bunlardan bu gün sapasağlam, pırıl pırıl durmakta, seyredenleri hayran bırakmaktadır. Bu gün Pakistan'ın en çok turist çeken yerlerinden biri olan Lahor Sarayı, aynı şehirde dünyanın en geniş ve revaklı avlusuna sahip Padişahi Mescid, Agra, Delhi, Haydarabad ve diğer şehirlerdeki saray ve camilerin her biri başlı başına birer mimarlık şaheseridirler. Fakat, yeryüzünde hiçbir türbe, hiçbir mimarlık eseri, Tac Mahal kadar güzel, muhteşem ve meşhur değildir.

Şah Cihan'ın eşi Ercümend Banu, güzelliği, zekası, iyilik severliği ile bütün imparatorluğun gönlünü fethetmiş, en seçkin sultan idi. Bu vasfından dolayı Mümtaz Mahal diye anılıyordu. Şah Cihan, ona henüz 16 yaşındayken aşık olmuş, evlenmek için 5 yıl beklemişti. Şah Cihan çok sevdiği eşini gittiği her yere götürür, onun fikirlerine, zevkine önem verirdi.

Bu duygulu, zeki ve güzel kadın 1631 yılında 14. çocuğunu doğururken vefat etti. Şah Cihan eşinin ölümünü takip eden sekiz gün boyunca yemekten, içmekten kesilmiş, hiç odasından çıkmamıştı. Dokuzuncu gün dairesinin kapısını açıp dışarı çıktığı zaman saçlarının bembeyaz olduğu, iyice çöktüğü görüldü. Duygulu, gerçek aşık, vefalı hükümdar, ölünceye kadar kalbinde yaşatacağı sevgili eşi için bir türbe yaptırmaya karar verdi. Bu türbe saf aşkı sembolize edecek şekilde güzel, iç açıcı, aynı zamanda muhteşem olmalıydı. Bunun için dünyanın en büyük ustalarını bulacak, hazinesini, bu esere harcanmak üzere onların emrine verecekti. Bu amaçla İstanbul'dan mimarlar istedi. Gelen mimar, Mimar Sinan'ın öğrencilerinden Mehmed İsa Efendi ve ekibi idi.

Mehmed İsa Efendi'nin aylarca çalışarak planını çizdiği Tac Mahal'in yapısında son derece berrak, beyaz bir mermer kullanıldı. Parlak beyaz mermerin, ince mavi damarları da vardı. Bu mermerden yapılan muhteşem kubbenin yerden yüksekliği 82 metredir. Kubbenin üzerindeki altın alemle bu yükseklik daha da artıyor. Türbenin beyaz mermerden dört minaresi de var.

Eserin yapımına 1631'de başlanılmış ve 1652'de bitirilmiştir. Mümtaz Mahal'in ve öldükten sonra onun yanına konulan Şah Cihan'ın sandukaları üst kattadır. Kubbenin altında bulunan bu sandukalarda mermer oymacılığının en güzel örnekleri görülür. Sandukaların olduğu yerde insan ağzından çıkan her ses muhteşem kubbede yedi defa yankılanır.

Sanat eseri olarak başlı başına bir hazine olan Tac Mahal'in duvarları gerçek hazine taşlarıyla süslüdür. Yüz binlerce akik, sedef, firuze gömülü olan duvarlarında ayrıca 42 zümrüt, 142 yakut, 625 pırlanta, 50 tane de çok büyük inci vardır. Türbenin yapımı için 47 milyon altın lira harcanmıştır ve buna duvarlardaki mücevherler dahil değildir. İstanbul'daki muhteşem Süleymaniye Camii için bile 19 milyon altın lira harcandığını söylersek, Tac Mahal için ne muazzam bir fedakarlık yapıldığı daha kolay anlaşılır.

Bu anıt, Şah Cihan'ın İstanbul'dan davet ettiği Türk mimarların eseridir. Planını İstanbullu Mehmed İsa Efendi, kubbeyi İstanbullu mimar İsmail Efendi, yapmış, duvarlardaki şahane yazıları yine İstanbullu hattat Serdar Efendi yazmıştır. Birçok yabancı usta, bu arada İtalyan mimarlar da bunların emrinde çalışmıştır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/12/2008 - Günün İllüzyonu

Kategori: illuzyon

 Şaşırtıcı bir optik illüzyon daha .Çizgiler birbirine paralel ama inanmak çok zor.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/12/2008 - Atatürk Belgeselleri

Kategori: ATATURK
 23 Nisan Belgeseli
19 Mayıs Belgeseli
Ankara Belgeseli
Cumhuriyet
10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü ve Atatürk Haftası
Aydın Asker, Vatansever Mustafa Kemal (1881-1918)
Vatan Kurtarıcı Asker, Komutan Mustafa Kemal 1 (1918-1920)
Vatan Kurtarıcı Asker, Komutan Mustafa Kemal 2 (1920-1923)
Vatan Kurucu Atatürk 1 (1923-1927)
Vatan Kurucu Atatürk 2 (1927-1937)
Anıtkabir Belgeseli
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/12/2008 - Ayakkabınızı hazırlayın

Kategori: gunluk

                                                Bush a Ayakkabı

Bush'a ayakkabı fırlatma oyunu ile gündeme gelen site, sadece 4 günde sahibini nasıl zengin etti?

Irak'ta bir gazetecinin ABD Başkanı George W. Bush'a ayakkabı fırlatmasının yankıları halen sürüyor.

İngiliz Alex Tew, Irak'taki olay üzerine kısa sürede hazırladığı ayakkabı fırlatma oyunu ile yine dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Ardından da sadece üç gündür yayında olan oyunun sitesini Ebay üzerinden 7,818 dolara (yaklaşık 11,870 YTL) sattı.

Tew, satışın sebebi olarak altından kalkmakta zorlandıkları yoğun internet trafiğini gösterdi: "Üç gün boyunca yoğun trafik nedeniyle zorlanan sunucuları ayakta tutmak için büyük çaba sarf ettik ve sonunda bunun bizi kendi işlerimizden alı koyduğunu fark edip siteyi satmaya karar verdik" diye konuşan Tew, "Gerçekten güzeldi. Pazartesi konsepti oluşturduk, Salı siteyi açtık, Çarşamba site popüler oldu, Perşembe günü siteyi sattık" dedi.

Artık İngiliz bir internet firmasına ait olan siteyi ziyaret etmek için:

http://www.sockandawe.com/

Kaynak: www.eskikent.net

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/12/2008 - Günün İllüzyonu

Kategori: illuzyon



Bütün jipler farklı boyutta sanıyorsanız resmi print edip ölçebilirsiniz.



Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/12/2008 - Da Vinci'nin bir sırrı daha çözüldü

Kategori: ilginc





Da Vinci’nin bir sırrı daha çözüldü
Ünlü ressamın bir gizeminin daha
çözülmesi sanat dünyasında heyecan yarattı. İşte o şifreli tablo


Ünlü ressamın 16’ncı yüzyılda yaptığı ünlü bir tablosunun arkasında bulunan 3 eskiz sanat dünyasında heyecan yarattı.

3 eskiz, Paris’teki Louvre müzesinde bulunan da Leonardo da Vinci’nin başyapıtlarından “Bakire ve Çocuk” isimli tablosunun restorasyonu için yerinden indirilmesiyle ortaya çıktı.

Kızılötesi ışıklar altında yapılan incelemede, tablonun arkasında bir at başı, bir kafatası ve elinde lamba olan İsa figürünün resmedildiği görüldü.

Müze yetkilileri, ünlü ressamın tablonun arkasını deneme yapmak için kullanmış olabileceği

Kaynak:Vatan gazetesi

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/12/2008 - Yemek zevkimin içine sos koydum.Kıl çıktı.

Kategori: gunluk




Yemek yemeyi severim.Hatta çok yapmasamda yemek yapmak  çok keyif aldığım şeylerden birisi.
Son dönemde Show TV de Yemekteyiz adlı br program başladı.İlk başlarda keyifle izledim.Hatta katılmak için başvurmayı bile düşündüm.Ancak bir kaç program sonra bu yarışmaya katılanların birbirlerine yaklaşımlarını görünce katılmak bir tarafa ,bu korkunç reyting tuzaklarına bir daha lanet okudum.İnsanları çok güzel bir şeyle uğraşıp ,en korkunç yanlarını ortaya çıkartmak için kışkırtan bir program.Allahtan 10000 YTL gibi bir ödül var. Yoksa yanlarında kılları ve zehirleriyle dolaşanları göreceğimize eminim.
Yazık gerçekten yazık.İnsanların zayıf taraflarıyla yani ego ve para hırslarıyla oynayıp muhteşem bir sanatı yok eden bir program.

Gerçekten artık biraz düşünmek gerekiyor.Halkın zayıf yanlarını para kazanmak için bu kadar kullanabiliyor olmak elbette inanılmaz zeki bir  iş.
İşin ilginç tarafı egoma yenilip yeniden seyredip küfrederek geceyi bitiriyorum.

Teşekkürler SHOW TV yemek zevkimin içine de ettinz.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

yaşamdan notlar

Son Yazılarım

Başlıksız
Film Hataları
Yeni yılınız kutlu olsun
Dünyanın simge olmuş 5 önemli binası
Günün İllüzyonu
Atatürk Belgeselleri
Ayakkabınızı hazırlayın
Günün İllüzyonu
Da Vinci'nin bir sırrı daha çözüldü
Yemek zevkimin içine sos koydum.Kıl çıktı.
Jan Dark'la Yunanistan da ortalığa çıktı.
Köpeğimiz
AROG Üzerine üzülmeler
Kazanacağız...
HABER ATLATMA
Aldatılıyoruz
Neden 8 Mart
Deli Dumrul'a hakaret
Gazeteler tatmin olacaklar mı?
Faciaya kıl payı
Babaannem ve kirazları
Bizi aptal yerine koymayın
Nerede yaşadığımızı düşünüyorlar ?
Disney çizgi film karakterlerinden hangisi Hitler'in çizimi
Recep İvedik Türban'ı döver
   

Kategoriler

Arkadaşlarım

blackmaster
bizimisler
bizimada
erdaltekin
teknolojihaber
dilsizmutercim
remlae
koookle
axxetr
cincinsfikirli
goblenignesi
bilimhaberleri
alternatifblog
sunnycamehome
website counter
>