Image Hosted by ImageShack.us

25/6/2008 - Kazanacağız...

Kategori: Spor






Çok uzun zamandır blog da yazı yazamıyorum.Başımı kaldıramayacak kadar çok çalışıyorum.Kısa bir süre sonra tekrar başlayacağım.

Sadece bu geceki maçı kazanacağımızı söylemek için girdim.Maçı 2-1 yada 1-0 kazanacağız.Maçın gollerinden bir tanesi 18.dakika ile 23.dakika arası atılacak.

Herşey ters giderse ama gitmeyecek.Bu yazıyı genede silmeyeceğim.

Herkese iyi sevinmeler diliyorum.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/3/2008 - HABER ATLATMA

Kategori: ilginc

Hürriyet gazetesi herzaman bir adım öndedir.Haber atlamasada atlattırır.

(G mi Ö mü bilmiyorum takılın işte)

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/3/2008 - Aldatılıyoruz

Kategori: illuzyon

Aldatılıyoruz

 

Yukarıdaki örnek optik illüzyon konusunda en başarılı örneklerden birisidir.Bu optik illüzyonla sadece insan beyninin değil ,görme işlevinin de ne kadar zayıf olduğunu test edebilirsiniz.

Yukarıda resimde görülen

A  Karesi  SİYAH.

B  Karesi  BEYAZ

Gözükmektedir.Ama gerçekte iş görüldüğü gibi değildir.İki karenin de siyah olduğunu söylediğimde buna inanmayacaksınız.

Ancak bunu anlayabilmeniz için iki yöntem önereceğim.

1.Yöntem

Photoshop kullanıyorsanız yukarıdaki resmi kaydedin ve photoshopla açın.Renk damlası ile A ve B karelerini seçerseniz aynı renk olduklarını göreceksiniz.

2.Yöntem

Bu yöntem hem sizi hem de etrafınızdakileri darmadağın edecektir.Resmi kaydedin yada etmeden print edin.Artık elinizde bir kağıt üzerinde bir resim var.A veya B karesini bir maket bıçağı ile kesip yerinden çıkartın.Diğer karenin yanına getirdiğinizde gerçekten inanamayacağınıza garanti veriyorum.İki renginde aynı olduğunu göreceksiniz.

Yukarıdaki satranç tahtası optik illüzyonlarının bir kaç tanesini daha önce kullanmıştım.Ancak bu gerçekten inanılmaz.

Herkese iyi yanılmalar.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/3/2008 - Neden 8 Mart

Kategori: gunluk

8 Mart Kadınlar günü ve önemli bir gün

Birleşmiş Milletler, 16 Aralık 1977’de 8 Mart’ın, tüm kadınlar için “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmasını kararlaştırdı.

 Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak için verdiği mücadele, 8 Mart 1857’de ABD’nin New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının, düşük ücretleri, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için grev yapmasıyla başladı.

 

ve aradan 50 yıl geçtikten sonra 8 Mart 1908’de yine Chicago'da yürüyüşe geçtiler. 50 yıl önceki taleplerine yenilerini de eklediler ; 8 saatlik iş günü, oy hakkı ve çocuk emeği ile ilgili yasa gibi.. 140 kadın öldürülüp maalesef direnişin kan ile bastırılması sağlanmış ve bir çoğu tutuklanmıştır..

 

En ilginç 'kadınlar günü' mesajı

Mağdur Erkekler Derneği Başkanı Feridun Irak, 'Kadın Erkek Eşitliği Söz Konusu Değilse Bu Erkeklerin aleyhindedir' Dedi.

 

TÜRKİYE’DE 8 MART KADINLAR GÜNÜ

İlk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı.

8 mart 1935 - TBMM 5. dönem seçimlerinde kadınlar ilk kez oy kullandı. 

TÜM KADINLARIMIZIN 8 MARTI KUTLU OLSUN...

Bonus Bilgi

8 mart 2003 - Recep Tayyip Erdoğan, Siirt'te yapılan yenileme seçimlerinde milletvekili seçilerek TBMM'ye girdi.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/3/2008 - Deli Dumrul'a hakaret

Kategori: gunluk

Eğlenip gidiyoruz

Hükümet, Deli Dumrul vergileri getiren  yasayı yeniledi haberleri neredeyse gündemin her yerinde yer alıyor.Bu vergilere Deli Dumrul vergisi demek  Deli Dumrul'a hakaret olmuş.

Belediye gelirlerini artırmak için büyükşehirlerde emlak vergisi iki kata çıkarılıyor, elektrik ve doğalgaza da vergi geliyor

ANKARA - Hükümet, belediye gelirlerini önemli oranda artıran tasarıyı yeniledi. Kamuoyunda “Deli Dumrul” vergileri olarak anılan düzenleme yasalaşırsa, sokağa park edilen araçtan doğalgaza, şans oyunlarından eğlence yerlerine kadar her gider kalemine belediye vergisi geliyor. Başbakan Erdoğan, tasarının Temmuz’a kadar yasalaşacağını açıkladı. Belediye gelirlerini artıran yasa, 2006’da TBMM’ye sunulmasına rağmen görüşülemeyerek “kadük” kalmıştı. Tasarı, geçen ay yenilenerek TBMM’ye sunuldu.

İşte tasarıda yer alan yeni vergiler...

* Elektrik, havagazı, doğalgaz ve likit petrol gazı tüketenlerden, satış bedeli üzerinden vergi alınacak

* İmalat ve üretim sektöründe vergi oranı % 1, konut ve diğer sektörlerdeki tüketimde % 5 olacak.

* Gökyüzünde, uçak, helikopter, balon, zeplin kullanılarak yapılan reklamın metrekaresinden günlük 10 YTL, her türlü levha tanıtımlarından metrekare başına 100 YTL vergi alınacak.

* Belediyeler her türlü eğlenceden gelir sağlayacak. Konser, at yarışı, sirk gibi yerlerden yüzde 10 vergi alınacak. Bar, pavyon ve gazino gibi yerlerden eğlence vergisi olarak 80 YTL tahsil edilecek.

* Otel, pansiyon ve tatil köylerinden günlük konaklama ücretinin yüzde 3’ü oranında konaklama vergisi alınacak. Konutlara ait çevre temizlik vergisi su tüketim miktarı esas alınarak büyükşehirlerde 20 kuruş, diğer illerde ise 15 kuruş olarak alınacak.

*Emlak vergisi oranları yeniden belirleniyor. Büyükşehirlerde oturanlar yeni oranları bir kat fazla olarak ödeyecek. Emlak vergisinin 1. taksiti Mart, Nisan, Mayıs aylarında, 2. taksiti ise Kasım’da ödenecek. Peşin ödemede 2. taksitte yüzde 10 indirim yapılacak.

* Sokağa ve caddeye park edilen araçlardan vergi alınacak. Buna göre, her taşıt için saatte 2 YTL, günlük 7 YTL geçici kullanım harcı ödenecek. Taksi duraklarındaki taksicilerden de taksi başına 30 YTL “geçici kullanım harcı” alınacak.

 

Gelelim Deli Dumrul hikayesine

Oğuz’da Duha Koca Oğlu Deli Dumrul, kısaca Deli Dumrul isminde bir er varmış. Deli Dumrul kuru bir çayın üstüne köprü yaptırmış. Geçenden 30 akçe, geçmeyenden döve döve 40 akçe alırmış. Bir gün köprüsünün yayına bir bölük oba yerleşmiş. Bu obada bir yiğit ölmüş ve feryatlar üzerine Deli Dumrul atıyla oraya gelmiş. Feryatların sebebini sorunca bir yiğidin öldüğünü öğrenmiş. Azrail’e kızıp, ona meydan okumuş. Onunla dövüşmek için Allah’a yalvarmış. Sonra da evine dönmüş.

Deli Dumrul bir toy düzenlemiş ve bu toyda Azrail gelmiş. Deli Dumrul ilk başta direnmiş, Azrail ise ona bir can bulursa yaşamasına izin vereceğini söylemiş. Deli Dumrul annesine ve babasına gitmiş ama onlar canlarını vermemişler. Bu sefer karısına gitmiş. Karısı da onsuz bu hayatın hiç bir önemi olmadığını söylemiş ve kendi canını vermeye râzı olmuş. Deli Dumrul Allah’a yalvarıp “ya ikimizin canını al ya da ikimizi de bağışla” demiş. Bunun üzerine Allah onları bağışlamış, 140 yıl ömür vermiş ve annesinin, babasının canını alması için de Azrail’e emir vermiş. Deli Dumrul ve karısı 140 yıl ömür sürmüşler.

Deli Dumrul gördüğümüz üzere deliymiş ama mert bir adammış.Oysa bu yasalar çıkmasa bile halk nasılsa alıştı bir denemesini yapalım yasaları ile halkı çileden çıkartan bu durumu mertlikle değerlendirmek abes kaçar.

Türban'ı bir deneyelim zorlayalım ışık varsa defile yapar kamuoyuna gösteririz.

Vergileri arttıralım nasılsa sadece gündem olur.

Maaşları indirelim bakalım ne diyecekler.

Osmanlı imparatorluğunu yeni imajımız olarak seçelim nasılsa halk sever.Sevmezlerse de biz nasılsa kimseden emir almayız.

200 YTL ye Yunus Emre'nin fotoğrafını koyacaklarmış.Adamın fotoğrafımı var da koyacaksınız sakın Sevim Emre olmasın.

 

İşte eğlenip gidiyoruz.

Herkese iyi vergi ödemeler.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/3/2008 - Gazeteler tatmin olacaklar mı?

Kategori: gunluk

 

Ahmet Altan'ın bugünkü yazısısında ki Mehmet Barlas'la ilgili yazdığı esprisini koymadan geçemedim.

Bir gazete yeni binaya taşınacağını haber vermiş.O binaya taşınmadılar.Barlas o zaman kendileri hakkında bile doğru haber veremiyorlar demişti.

Bu yazının üstüne Hürriyet gazetesi internet sitesindeki aşağıdaki haberi okudum

'Uçan adam' bilimi kilitledi'

Chris Angel; David Coperfield ya da David Blaine gibi bir sihirbaz değil. Ama uçabiliyor. Ya da havada asılı durabiliyor. Tam bir 'levitasyon' ustası. Bilim adamları onun bu 'uçuşlarını' tekrar tekrar izlediler. "Gerçek mi?" sorusuna "Gerçek" dediler. Buna getirebildikleri açıklama ise beyin enerjisi ile yaratılan bir çeşit yerkeçimsiz ortam sayesinde 'havada asılı durmanın' mümkün olabileceği yönünde... Ancak bu beyinsel enerjinin nasıl oluşturulabildiği sorusu bir cevap bulamadı.

Öncelikle bu haberle ilgili iki önemli nokta var.

1.si Chris Angel bir illüzyonist.

2.si Bilim adamlarının onun uçuşlarına gerçek demediği.

Böyle bir haberde inanılmaz bir yanılgı,yanlış bilgilendirme olduğu kesin.Aşağıdaki videonun açıklaması yapılamamış denmekle beraber aşağıdaki videonun bir çekim hilesi olduğunu Chris Angel bile açıkladı.Zaten öncesinde ise bu videonun bütün hataları kare kare uzmanlar tarafından açıklanmıştı.

Başlıkta çok ilginç

Üstelik bu görüntüler yaklaşık 3 yıl öncesine ait.

Gazeteleri okurken hiçbir şeye inanmamaya başlamak çok kötü birşey. En basit haberlerden ,en önemli haberlere sürekli bir abartı içinde yaşıyoruz.Abartının ötesinde yanlış haber çerçevesinde büyük bir yanıltma söz konusu.

Ahmet Altan yazısında güzel birşey daha söylemiş."Harekat 350-400 PKK'lının bulunduğu sınır bölgesinde yapılıyordu.Bu kadarlık bir operasyon bizim gazetelerin kahramanlıklarını yatıştırmıyordu.Daha çok operasyon,daka çok kan,daha çok ölü istiyorlardı."

daha sonrada eklemiş "işin doğrusunu isterseniz ,bizim gazeteleri tatmin edecek bi ordu yeryüzünde yoktur"

Evet merak ediyorum bizim gazeteleri tatmin edecek bir haber anlayışı olacakmı acaba?

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/3/2008 - Faciaya kıl payı

Kategori: gunluk

Emma fırtınası az daha bir faciaya neden oluyordu

Almanya'da etkili olan Emma fırtınası 137 kişinin hayatını kaybetmesine neden oluyordu.
Fırtına 120 kilometre hızla eserken Hamburg havalimanına inmeye çalışan uçak rüzgarın etkisiyle pistte yalpalamaya başladı. Pilotun büyük becerisi bir faciayı önledi.

 
Kaynak : Vatan gazetesi
 
Haber sıradan bir haber gibi gözüküyordu.Video'yu izledikten sonra gerçekten pilotun inanılmaz başarısı karşısında dilim tutuldu.
Pilotlara saygım sonsuzdu ancak bu görüntülerden sonra onlara daha da farklı bakıyorum.
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/3/2008 - Babaannem ve kirazları

Kategori: gunluk

Babaannem ve kirazları

Babaannem 1917 doğumlu.Bir köy kadını.Dedemi ise hiç tanımadım.1936' da babaannem babam'a hamile iken askere gitmiş ve bir daha haber alınamamış.

Babam da babasını hiç tanımamış. Babaannem hem annesi hem de babası olmuş.Kimse onunla evlenmeyi istemesin diye kayınvalidesi ölene kadar beraber yaşamışlar.Çok genç yaşına rağmen bir daha evlenmemiş.

1936'larda Türkiye'de Beğel diye bir köy.Yaşam koşulları zor.Hamilesin ve kocan savaştan dönmüyor.

Babam ve annesi  çok zor yaşam şartlarında ayakta kalmayı başarmışlar.İnatçı imiş.Allah uzun ömür versin şimdi de öyle.Yaşamından, prensiplerinden 70 yıl boyunca hiç taviz vermemiş.

Bundan beş yıl öncesine kadar hala ağaca kendisi tırmanırdı.Kirazları için kilometrelerce yol yürürdü.Onlarla inanılmaz reçeller yapar okşardı.Şimdi sağlığı yerinde olsa bile artık vücudu onu pek dinlemiyor.İzmir'de köye ne zaman gideceğim söylemleri içinde babamlarla kalıyor.

İnanılmaz bir hafızası var.Elli yıl öncesini hala saniye saniye hatırlıyor.Bütün köy halkının yaşamı ,geçmiş kuşaklar ,akrabalar onun söylediklerinden dinleniyor.Onun gururunu görünce şimdiki tavırlar ne acaba demek geliyor içimden.Onun gücünü ,bunca yıl yaşadıklarını, yaptıklarını görünce şimdi bizler ne yapıyoruz diyorum.

Bütün zor şartlara rağmen babamı ilkokul ,daha sonrasında yürünerek 2 saatte gidilen bir kasabada ortaokul ve arkasından eğitim enstitülerine gönderiyor.Üstelik yalnız olduğu, babam'a çok ihtiyacı olduğu halde.

Babam  zaten küçük yaşlardan beri bu yolun yolcusu ve eğitimci oluyor.Kırkbeş yıl bu ülkeye hizmet veriyor.Sayısız kitap yazıyor.71 yaşında hala masası ve matbaalar arasında mekik dokuyor.

91 yaşında bir ana 71 yaşında bir oğul şimdi yanyanalar.

Onları seyrediyorum,onları dinliyorum.Yaşananları düşünüyorum.Kirazların kokusunu duyuyorum.

Başardılar.Yaşamlarını gerektiği gibi yaşamayı başardılar.Bende elimden geleni yapıyorum.Umarım uzun yıllar sonra başardım diyebilirim.

Herkese  sevgiler.

 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/3/2008 - Bizi aptal yerine koymayın

Kategori: gunluk

 

Tarihte şanlar, şöhretler kazanmış pek çok insanlar millî noktadan erdeme sahip değildir. Meselâ gerçekten askerî kudret sahibi olan, Moskova'ya kadar giden, yangınlar harabeler üstünden Fransız ordusunu sürükleyip eriten Napolyon'u düşününüz. Onun hareketleri Fransız milletinin gerçek ve millî çıkarlarını değil, kendi cihangirane emellerini tatmin içindi. Bunu tatmin için Fransa'nın milyonlarca seçkin evlâdını eritti ve nihayet hepinizin bildiğiniz sonuca uğradı. Bizim Osmanlı Tarihi'ndeki en büyük ve şanlı görülen hareketleri de aynı noktadan incelemek, aynı nitelikte karşılaştırmak mümkündür.
1923 (Atatürk'ün S.D.11, s. 161-162)

Atatürk 1923 de bunları söylemiş.Belirli güçlerin himayesinde bir ülkenin kurtulamayacağını ,gerçek gücün sadece ve sadece içimizde olduğunu ifade etmiş.

2008'lere geldiğimizde ise kendi başına hareket edemeyen bir görüntü sergiliyoruz.Bağımlılıklarımız gün be gün artmakta.Ekonomik ve siyasi olarak kararlarımız başkaları tarafından yönetiliyor.

Bu bir avuç Mehmetçiğin şehit olması ile sonuçlanıyor.Bunun hesabı gerçekten verilebilirmi?

Böyle bir harekat neden yapıldı ve nasıl sonuçlandı? Gerçekten yapılması gerekiyorsa sonlandırılmasının gerçek sebepleri ne? Ülke içinde bile yıllardır süren harekatların ,başka bir ülke sınırları içinde bu kadar çabuk sona ermesi nasıl mümkün oldu ? Ne kazandık?

Harekat Amerika'nın görüşleri doğrultusunda mı yürütüldü ve sonlandırıldı?Gir dediler girdik,çık dediler çıktık.

Amerika kimdir? Atatürk'ün cenazesinde bile aşağıdaki şekilde davranan bir ülkeden ne bekliyoruz?

...ABD Büyükelçiliği'nden alınan bir telgrafta Amerikan Hükümeti adına cenaze töreninde kullanılmak üzere, 300 dolarlık bir çelenk yaptırılması için büyükelçiliğe yetki verilmesi önerilmiş; ancak ABDDışişleri Bakanlığı bu bedeli yüksek bulduğundan, büyükelçiliğe 200 dolar harcama yetkisi verilmiştir'.

Biz Kemalizmin hala savunucularımıyız?

Bir kez daha söylemek gerek: Kemalizm batının desteği ile değil, batıya karşın bir uygarlaşma hareketidir. Bunu ne çabuk unuttuk?

Sonuçta hesap Türk milletine verilmelidir. Türk milleti istemelidir.

Ben Türkiye'nin bir vatandaşı olarak bu hesabı istiyorum.Şehit anaları istiyor,işsizlikten ,sosyal haklarını aramaktan korkan insanlar istiyor.

Güvenlerini yitiren bizler istiyoruz.

Kurtuluşumuzu istiyoruz.

Bizi aptal yerine koymayın.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

yaşamdan notlar
   

Kategoriler

  • ATATURK
  • Bilim
  • Bu nedir Yeni
  • edebiyat
  • Elestiriler
  • Film ve dizi
  • fotograf
  • Gizemli yerler,olaylar
  • gunluk
  • ilginc
  • illuzyon
  • jenerator
  • Kitaplar
  • Konusma balonu doldurma Yeni
  • Magazin
  • Mandrake
  • mimarlik
  • Muzik
  • nasil yaparsiniz yeni
  • Oneriler
  • oyku tamamlama oyunu
  • oyku yarismasi
  • Photoshop
  • Rekorlar Yeni
  • Spor
  • Tarih
  • Tasarim
  • Videolar
  • Yeni teknolojiler
  • Arkadaşlarım

    bizimisler
    dilsizmutercim
    erdaltekin
    remlae
    bizimada
    axxetr
    goblenignesi
    koookle
    blackmaster
    teknolojihaber
    alternatifblog
    SunnyCameHome
    bilimhaberleri
    cincinsfikirli
    website counter
    >